23 Mart 2016 Çarşamba
  • DOLAR2,8735
  • EURO3,2145
  • BIST80.282
Parçalı Bulutlu
21°C

Canlı bombaları seçerken şeytani yollar izliyorlar

Güvenlik kuvvetlerinin operasyonları ile bilhassa Güneydoğu ve Suriye sınırı hattında köşeye sıkışan örgütler, amaçlarına varmak için şeytanca yollar deniyorlar. Eylemcilerin bir takım canlı bomba saldırılarında “mülteciler” arasından seçilmesi, Sur ve Cizre gibi ilçelerde “sabıkasız” gençlerin kullanılması bu yollardan bazıları.
Canlı bombaları seçerken şeytani yollar izliyorlar
Türkiye - 23 Mart 2016

Güvenlik kuvvetlerinin operasyonları ile bilhassa Güneydoğu ve Suriye sınırı hattında köşeye sıkışan örgütler, amaçlarına varmak için şeytanca yollar deniyorlar. Eylemcilerin bir takım canlı bomba saldırılarında “mülteciler” arasından seçilmesi, Sur ve Cizre gibi ilçelerde “sabıkasız” gençlerin kullanılması bu yollardan bazıları.

 

Güvenlik güçlerinin takibinden kaçmak isteyen örgütler, canlı bomba olarak seçtiği kişileri de çatışmalarda “öldü” gibi gösteriyor. Bu Nedenle “öldü” farzedilen teröristler rahatlıkla hareket ederek alçak emellerine ulaşıyor. PKK, DAEŞ ve DHKP-C ’nin son altı ayda yaptığı saldırılarda söz konusu yöntemleri kullanıyor.  ilk olarak DAEŞ ’in12 Ekim ’de Ankara Tren Garı ’na yaptığı saldırıda 102 kişi ölmüştü. Saldırıyı gerçekleştirenlerden Şeyh Abdurrahman Alagöz ’ün kabahat kaydı yoktu.

 

3 ay daha sonra İstanbul Sultanahmet ’te 15 turistin ölümüne sebep olan canlı bomba saldırısını gerçekleştiren Nabil Fadli ’ydi. Mülteci kılığında Türkiye ’ye giriş yapan Fadli ’nin herhangi bir suç kaydı yoktu. DAEŞ ’in bombacılarının deşifre olmasıyla, Fadli ’nin ismi ‘öldü ’ duyurusuyla kamufle edilmişti. Bu sayede kimliği ortaya çıkmamıştı. Aradan 1 ay geçmesinin ardından Ankara 2. defa kalbinden vuruldu.

 

 

Merasim Sokakta askeri servis araçlarına yönelik yapılan saldırıda 29 kişi hayatını kaybetti. Usul de kişiler de yine aynıydı. Önce Salih Neccar olarak mülteci kılığında Gaziantep ’deri Türkiye ’ye geçiş yaptığı belirlenen kişinin Abdülbaki Sömer olduğu ortaya çıktı. Söz konusu canlı bombanın ailesi tarafından “kayıp” olduğu bildirilmişti.3 Mart ’ta 2 DHKPC ’li Çiğdem Yakşi ve Berna Yılmaz Bayrampaşa ’da ki çevik kuvvete atak düzenlediler. 2 isim de güvenlik birimleri tarafından hazırlanan canlı bomba listesindeydi. daha sonra polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 2 ismin de öldürüldüğü açıklanmıştı. Yakşi 19 ay her tarafında DHKP-C terör örgütüne üyelikten tutuklu kalmıştı. Her iki isim de aranıyordu.  Ve 1 ay bile olmadan 13 Mart ’ta Ankara ’nın göbeği Kızılay ’da 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan tekrar bir canlı bomba yüklü araçla saldırı gerçekleşti. Canlı bomba bu sefer bir kadındı. 2012 ’de Balıkesir ’de üniversiteye yazıldığından beri ailesi haber alamıyordu. Tekirdağ ’da yaşayan ailesi kayıp ilanı vermişti.

 

PKK terör örgütü üyeliğinden tutuksuz yargılanıyordu. Dahok ’a giderek orada PKK kamplarında bomba eğitimi aldığı saptama edilmişti.6 gün daha sonra bu defa da İstiklal Caddesi ’nde DAEŞ ’li Mehmet Öztürk kendini patlattı, 5 kişi öldü. Gaziantepli Öztürk ’ün yine kabahat kaydı yoktu. Oysa 3 yıldır aranıyordu.

HABERİ PAYLAŞ :


Web Tv Haber
Sitemizde yayınlanan tüm haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir. Haberlerin kopyalanması yasal açıdan kesinlikle yasaktır!
Copyright © 2015. Tüm Hakları saklıdır.